Lazer Nükleoplasti ile Sinir Sıkışması Azaltılabilir Mi?
Bel ve boyun fıtığı kaynaklı sinir sıkışmaları, günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtlayan sağlık sorunlarının başında gelir. Hareket kısıtlılığı, uyuşma, karıncalanma ve ağrı gibi şikâyetlerle kendini gösteren bu durum, yaşam kalitesini düşürür. Günümüzde ise Lazer nükleoplasti yöntemi, sinir üzerindeki baskıyı azaltmak ve hastalara ameliyatsız çözüm sunmak için tercih edilen modern bir tedavi seçeneği haline gelmiştir.
Sinir Sıkışması Nedir ve Neden Oluşur?

Sinir sıkışması (nöral kompresyon), omurga yapısındaki disklerin dışa doğru taşması veya şişmesiyle birlikte sinir köklerine baskı yapması sonucunda oluşur. Özellikle bel fıtığı ve boyun fıtığı durumlarında bu baskı yoğun şekilde hissedilir. Diskin iç kısmında bulunan nükleus pulposus adlı jelimsi yapı zamanla dış tabakaya doğru itilir ve bu durum sinir köklerinin sıkışmasına neden olur.
Uzun süreli hareketsizlik, ağır kaldırma, yaşa bağlı yıpranma ve duruş bozuklukları sinir sıkışmasının en yaygın nedenleridir. Bu süreçte hedef, sinir üzerindeki basıyı azaltmak ve doku hasarını en aza indirmektir.
Klasik Tedaviler ve Yetersiz Kaldığı Noktalar
Sinir sıkışması yaşayan hastalar genellikle ilaç tedavisi, fizik tedavi, masaj veya istirahat gibi klasik yöntemlerle rahatlama sağlamaya çalışır. Ancak bu yöntemler çoğu zaman geçici bir rahatlama sağlar ve uzun vadede kalıcı sonuç vermez. Bazı durumlarda açık cerrahi operasyonlar gerekebilir; ancak bu da hem iyileşme süresini uzatır hem de komplikasyon riskini artırır.
Tam da bu noktada akla Lazer Nükleoplasti yöntemi gelmektedir. Bu teknik, omurga cerrahisinde devrim yaratan, minimal invaziv (yani dokuya minimum müdahale edilen) bir tedavi biçimidir.
Lazer Nükleoplasti Nedir? Nasıl Uygulanır?
Lazer Nükleoplasti, lokal anestezi altında uygulanan ve genellikle 30–40 dakika süren bir işlemdir. Bu yöntemde, özel bir iğne yardımıyla diskin içine ulaşılır ve lazer enerjisi kullanılarak fıtıklaşmış diskin iç basıncı azaltılır. Lazer enerjisi, diskin iç kısmındaki fazla dokuyu buharlaştırarak hacmini küçültür.
Bu küçülme, sinir kökü üzerindeki baskının azalmasını sağlar. Böylece hem ağrı hem de uyuşma şikâyetlerinde belirgin bir azalma meydana gelir. Üstelik işlem sonrasında hastalar çoğu zaman birkaç saat içinde yürüyebilir ve kısa sürede normal yaşamlarına dönebilir.
Lazer Nükleoplasti Sinir Sıkışmasında Ne Kadar Etkilidir?
Bilimsel çalışmalar ve klinik veriler, lazer nükleoplasti yönteminin sinir sıkışmalarında yüksek başarı oranına sahip olduğunu göstermektedir. Özellikle erken evre fıtıklarda uygulandığında, %85’e varan oranlarda kalıcı iyileşme sağlanabilmektedir.
Bu yöntemle diskin hacmi azaltıldığında, sinir üzerindeki baskı da doğal olarak hafifler. Sinir sıkışması kaynaklı ağrılar, kas güçsüzlüğü ve his kaybı gibi semptomlar kademeli olarak ortadan kalkar. Ayrıca açık cerrahiye göre enfeksiyon riski son derece düşüktür ve hastalar kısa sürede iş hayatına dönebilir.
Lazer Nükleoplasti Sonrası Süreç ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Lazer nükleoplasti sonrası genellikle hastanede kalmak gerekmez. Ancak işlemden sonraki birkaç gün boyunca ağır kaldırmaktan, ani hareketlerden ve uzun süreli oturmaktan kaçınılmalıdır.
İyileşme sürecinde hafif yürüyüşler, doktorun önerdiği egzersizler ve düzenli postür kontrolü büyük önem taşır. Bu süreçte lazer nükleoplasti sonrası fizik tedavi desteği alınması, kas yapısının güçlenmesine yardımcı olur ve yeniden sinir sıkışması riskini azaltır.
Lazer Nükleoplasti Yöntemi Kimler İçin Uygun Değildir?

Her fıtık hastası için bu yöntem uygun olmayabilir. Disk dokusu tamamen yırtılmış veya ileri düzeyde daralma (spinal stenoz) mevcutsa lazer nükleoplasti etkili olmayabilir. Bu nedenle uygulama öncesinde detaylı MR görüntüleme ile değerlendirme yapılmalıdır.
Uygun hastalarda ise bu yöntem hem güvenli hem de kalıcı sonuçlar sağlayabilmektedir.
Sonuç olarak, lazer nükleoplasti, sinir sıkışmasının neden olduğu ağrılardan kurtulmak isteyen hastalar için yenilikçi, konforlu ve ameliyatsız bir seçenektir. Klasik cerrahi işlemlerle kıyaslandığında daha kısa iyileşme süresi, düşük komplikasyon riski ve yüksek başarı oranı ile öne çıkar.
Eğer siz de bel veya boyun fıtığı kaynaklı sinir sıkışması nedeniyle uzun süredir ağrı yaşıyorsanız bu yöntemle omurga sağlığınızı yeniden kazanabilirsiniz.
Bu içeriği paylaşın:















Yorum gönder